Fotoğrafçı

7 September, 2010 | Bahar Malik | 1 Comment

* Edward Olive

Tam ben çekecektim, bir baktım ki o çoktan çekmiş.

.

6 September, 2010 | Bahar Malik | No Comment

you barely notice what I say
you’re busy looking round the room instead

you bring me down
so down

Yüzük – Poster

4 September, 2010 | Bahar Malik | No Comment

* Satomi Kawakita

Satomi Kawakita içimdeki kadını (canavarı) ortaya mı çıkardı ne? O kadar çok sayıda yüzüğünü beğendim ki. Üstelik utandığımdan bayıldığım bazı taşlı yüzüklerden burada bahsetmiyorum bile. Ama bilin ki varlar.

* The Hall Collection

Annie Hall’dan esinlenilerek yapılmış bu posterler de çok hoşuma gitti. La-di-da…

Beklenen filmler

30 August, 2010 | Bahar Malik | 6 Comments

Her yaz, yaz olduğunu hissetmemi sağlayacak tarzda birkaç film belirler ve onları mutlaka izlerim. Benim adıma birçok şeyde en ummadıklarımın ve  sanmadıklarımın senesi olmayı başaran 2010 (eğer yarından sonraya kadar büyük bir değişiklik olmazsa) “yaz sinemalarım” konusunda da ellerimin boş kalmasını sağlayacak. Oysa ben bu sıcak günlerde şu filmleri izlemiş olacağımı sanmış ve bu fikirle  mutlu olmuştum:

* Blue Valentine: En çok görmek istediğim ve göreceğime de en emin olduğumdu.

* Please Give: İzleyebilseydim sevinirdim.

* The Kids are All Right: Because I can count on Mark Ruffalo.

* Somewhere: Aralıkta vizyona gireceğini keşke daha önceden okuyup kendi kendime beklenti oluşturmasaydım. Nedensiz bir şekilde bu filmi de görmek istiyordum oysa.

* Scott Pilgrim vs the World: Bu filmi dahi izleyememiş olmam beni biraz şaşırtıyor.

.

29 July, 2010 | Bahar Malik | 2 Comments

Konuştum, konuştum, çok konuştum… Anladım ki hiçbir şey anlatamamıştım

Ya acıtan ayrıntılar nedir diye kalktım sana geldim

Oyuncak – Satranç takımı

20 July, 2010 | Bahar Malik | No Comment

* Mad Men barbie’leri

Halen televizyonlarda yayınlanan diziler arasında en başarılısı olduğuna inandığım Mad Men’in haftaya başlayacak olan yeni sezonunu karakterlerin bebek karşılıkları ile mi kutlasam diye düşündüm bir an. Ancak şu sıralar üzerime giydiğim Varyemez Amca ceketi bu arzumu da dizginlemeyi bildi. Lafı açılmışken devam edeyim. Bazı zamanlar özellikle de Internet’te diziyle ilgili yazılan yorumları okuduğumda Mad Men’de gerçekten neler olup bittiğini sadece ben, Deniz ve bir de şu yazar mı anlıyor diye şüpheye düşmüyor değilim. İnsanlar ne izlediğinin bu kadar farkında olmayabilir mi? Siz ne dersiniz?

* Chess set by Jake & Dinos Chapman

Arada aklıma gelen şeylerden biri de bu takım.

Roman

15 July, 2010 | Bahar Malik | No Comment

* The Member of the Wedding

Şu an bu geceyle ilgili tek dileğim şezlonguma uzanıp The Member of the Wedding‘i okumak. Bazen güzel şeyleri uzun uzun anlatmak gerekmez.

Gece hemen gelmek için bir şeyler yapmalı!

.

13 July, 2010 | Bahar Malik | No Comment

André KertészLove can taste like the wine of the ages, babe
and I know they all looks so good from a distance,
but I tell you I’m the one.

Sergi

11 July, 2010 | Bahar Malik | No Comment

* Leonard Nimoy MASS MoCA’da

Nimoy fotoğraf da çekiyormuş. İşte bunu bilmiyordum. Üstelik çalışmalarını incelemek hem hoş hem de çok eğlenceli.

Toplar – Fotoğraf Makinesi

6 July, 2010 | Bahar Malik | No Comment

* Bocce Topları

İlk defa bocce oynamak istediğimde dört, ilk defa bocce oynayan birilerini gördüğümde 24 yaşındaydım. Bu topların bana, bocce alemine hızlı bir giriş yaptıracağına yüzde yüz eminim. Hediye olarak almak isteyenlere hiçbir şekilde itiraz etmeyeceğimi buradan duyurmak isterim.

* Alpa 12 TC

Konu hediyeden açılmışken Alpa 12 TC de hoş olurdu. Özellikle zengin ve bonkörseniz bu özelliklerinizi benim üzerimde göstermeniz için işte harika bir fırsat daha.

Wish Item

18 January, 2010 | Bahar Malik | No Comment

İyi bir reprodüksiyonuna dahi gereğinden fazla sevinebilirim.

john_singer_sargent

So for once in my life
let me get what I want
Lord knows, it would be the first time

Karakter

15 January, 2010 | Bahar Malik | No Comment

* Le petit Nicolas

Başka alternatifleri olduğunu şaşırarak fark ettiğimden beri Le petit Nicolas’yı Eray Canberk’in çevirisiyle insani bir isim olan Çetin olarak tanıdığım için kendimi çok şanslı bir çocukluk geçirmiş kabul ederim. Bizim Sınıf candır.