Beklenen filmler

Her yaz, yaz olduğunu hissetmemi sağlayacak tarzda birkaç film belirler ve onları mutlaka izlerim. Benim adıma birçok şeyde en ummadıklarımın ve sanmadıklarımın senesi olmayı başaran 2010 (eğer yarından sonraya kadar büyük bir değişiklik olmazsa) “yaz sinemalarım” konusunda da ellerimin boş kalmasını sağlayacak. Oysa ben bu sıcak günlerde şu filmleri izlemiş olacağımı sanmış ve bu fikirle mutlu olmuştum:

* Blue Valentine: En çok görmek istediğim ve göreceğime de en emin olduğumdu.

* Please Give: İzleyebilseydim sevinirdim.

* The Kids are All Right: Because I can count on Mark Ruffalo.

* Somewhere: Aralıkta vizyona gireceğini keşke daha önceden okuyup kendi kendime beklenti oluşturmasaydım. Nedensiz bir şekilde bu filmi de görmek istiyordum oysa.

* Scott Pilgrim vs the World: Bu filmi dahi izleyememiş olmam beni biraz şaşırtıyor.

6 Comments

  1. Pınar, bence biz Deniz’i aradan çıkarıp ikimiz kanka olalım. :)

    Ruffalo’nun filmlerinin dvd’lerinden bir koleksiyonum var desem kaç puan bana? Adamı gerçekten çok seviyor olmamın dışında oyunculuğuna büyük hayranlık besliyorum. İnsanların onu tanıyamamasının bir sebebinin de her filminde bambaşka bir karakter yaratabilmesi olduğuna inanıyorum (bunun da iyi niyetli bir yaklaşım olduğunun farkındayım).

  2. Ben de oyunculugunu cok begenmekteyim. Kendisini ilk kez “my life without me” adli filmde kesfettim. Neredeyse onemsiz bir rolu vardi ama iste iyiydi adam. Sonra baktim adam sanki basrol oynamaktan kaciyor. O kactikca benim de mark seven insan bulma umudum sonmeye basladi. Uzuldum. Ta ki bu yaziyi okuyana kadar:) Dvd kolleksiyonunu kiskandim. Ama romantik komedileri disinda baya bir filmini izlemisim ben de. Sadece John Cusack varsa romantik komedi izlerim prensibim olmasa onlari bile izlerdim. O derece guveniyorum Mark’a.

    Deniz amac degil arac olsun diyorsun yani :)

  3. Ben Mark Ruffalo’yu ilk nerede izledim hatırlamıyorum ama You Can Count on Me’deki performansıyla beni çok etkilemişti. “Vay” demiş, saygı duymuştum. We don’t Live Here Anymore gibi vasat filmleri bile izlenebilir hale sokan bir adam bu insan. Hatta kendisinin hatrına gidip Shutter Island bile izledim :)

    Deniz için bu platformda her şeyi diyebiliriz. Çünkü kendisinin Internet üzerinde okumadığı iki bilemedin üç siteden biri benim blogum. Serbestçe arkasında konuşabileceğimiz özgür bir yerdeyiz yani.

  4. Ben de inception’da o oynuyor sanmistim sonra yikildim:)

    Evet deniz’in kesinlikle okumayacagi bir yerdeyiz. Kendisi last.fm’de kendi shout box’ini gormemis bir insan. Benim blogum da onun takip etmemeyi en cok sevdigi yerlerden biri. Her seyi soyleyebiliriz ama ne desek bos…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>