Sanat üstüne

2012’nin tabloları

2012 ile ilgili anlatmak istediğim çok şey var. Bu yüzden erken başlangıç yapıp yeni yıla bir hafta kala ilk yazımı yayımlamaya karar verdim. Bu haftasonu defterlerime yazdıklarımın üstünden geçerken en büyük yeri tablolar ve sanatçılarının kapladığını fark ettim. Bu durum bana 2012’li ilk yazım için ilham verdi. Hakkında çok düşündüğüm/karaladığım, bir daha düşündüğüm/yer yer atıp tuttuğum sanatçılar ve tabloların birbirinden bu kadar farklı olması beni de şaşırttı.

2012 tablolari

• 2012, Damien Hirst‘ün sadece Anatomy of an Angel‘ını değil; tüm eserlerini önce tatlı tatlı sonra hararetli bir şekilde tartışmak istediğim yıldı. Bu konuda her zaman konuşmaya hazırım. Yeri ve zamanı bildirin.

• Bilet gişesindeki görevliye utanmazca “koleksiyonunuzda Morandi var mı?” diye sorduktan sonra girdiğim bir müzede tanıştım Giacomo Balla ile. Ressamın futurizme yönelmeden önceki tüm çalışmalarını futurizme yönelmesine kızacak kadar etkileyici buldum. Affetti bunlardan sadece biri. Post-empresyonist hali en güzel haliymiş Ballafuturismo’nun. Keşke bu kadar daldan dala konmasıymış.

• Bu ismi not edelim: Jan van Kessel. (Bir de eğlenceli natürmortları var ki)

La Fornarina benim tek sevdiğim Rafael tablosudur. Uygunsuz bir cümle olduğunun farkındayım, gene de söyleyeceğim: Bu tablodaki Ingresvarilik hoşuma gider. Ingres’nın da hoşuna gitmiş olmalı. Değil mi?

• Pierre Subleyras’ın nüsünü zamanının çok ilerisinde buluyorum. Her ne kadar siz göremeseniz de bacakların duruşunun güzelliğini ve ayakların çizimindeki amatörlüğü çok seviyorum. Bana birazcık Edward Hopper’ın Reclining Nude tablosunu anımsatıyor. Subleyras’ın çağına ayak uydurmuş diğer nülerini düşündüğümde bu çalışmasını çok cesur buluyorum.

• Ne kadar arasam da Internet’te Giuseppe de Nittis’in göz alıcı at yarışı triptiğinin başarılı bir görselini bulamadım. Bu noktada bana güvenmek zorundasınız: O triptiği mutlaka görün.

La Loge hakkında üzücü bir not almışım defterime: “Sanal dünyada orijinalinden daha güzel görünen bir tablo olabiliyormuş.”

• Vermeer’in küçücük Kırmızı Şapkalı Kız portresi de gönlümü çaldı.

• Vilhelm Hammerchøi’yun sadece bu dikiş diken kızını değil, tüm tablolarını çok seviyorum. (Hediyenizi zevkle kabul ederim)

Bu hafta sizlerle birkaç kere daha birlikte olmayı planlıyorum. Umarım buralardasınızdır. Sevgiler.

[Damien Hirst’ün Anatomy of Angel’ın görüntüsünün telif hakkı sanatçıya aittir. Görsel bilgilendirme amaçlı olarak kullanılmıştır.]

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

4 Yorum

  • Reply Ahmet Cihat Toker 24/12/2012 at 09:32

    “Es grenzt schon an ein Wunder, was so viel Geld und so wenig Talent gemeinsam hervorbringen können”

    “Böylesine az yetenek ve böylesine çok paranın birlikte neler yaratabileceğine inanamıyorum”

    Doyen Robert Hughes
    http://www.sueddeutsche.de/kultur/statue-verity-von-damien-hirst-ausgeburt-an-pompoesem-kitsch-1.1500159

    • Reply Bahar Malik 24/12/2012 at 09:46

      Ya Ahmet, bir sonraki yazımla ilgili acayip bir spoiler verdin ama:))

  • Reply Ahmet Cihat Toker 18/01/2013 at 08:59

    hani bir sonraki yazı damien hirst ile ilgili olacaktı :)

    • Reply Bahar Malik 18/01/2013 at 11:03

      Aslında Robert Hughes ile ilgili olacaktı. Ama baktım bitmiyor, araya Girls sıkıştırdım. :)

    Yorum yazın