Aylık kayıtlar

October 2009

Fotoğraf çektim, Küçük benzetmeler, Seyahat

Yaz

Bu yaz yaşlanmış cdlerime nur yağdığından asfaltta Nick Cave, ormanda Van Morrison dinlediğim bir tatil yaptım. Eski tanıdıklara rastlar mıyım kuşkusuyla gittiğim bildik küçük kasabadan kimseye merhaba bile demek zorunda kalmadan döndüm ve bu çok hoşuma gitti çünkü bazen hiç kimseye, hatta birazcık hoşlandığın biri bile olsa, rastlamak istemediğiniz günler olur. Kimseye rastlamasam da uygar olmak zorunda olmasam denilen günler. [1]

Haftabaşında tatilde çektiklerimi de içinde bulunduran bir grup fotoğrafı yaptırdım. Bir kısmını sizinle paylaşmak istiyorum. (Üzerine tıklayarak fotoğrafları büyütebilirsiniz)

plaj OKUMAYA DEVAM EDİN

Sanat üstüne

Ah Manet!

İnsanın iyi bildiğini düşündüğü bir konu hakkında ansızın o güne kadar görmediği bir şeyi fark etmesi enteresan bir duygudur. Bu hissi bana geçen haftalarda Manet yaşattı.

Ressama ilgi duyan herkesin Édouard Manet, Suzanne Manet ve Victorine Meurent ilişkisi hakkında kafasında yazdığı bir öykü vardır. Benim de vardı. Kendi hikâyeme geçmeden önce bilmeyenler için dönemsel bir açıklama yapayım:

Victorine en sevdiÄŸim

Manet, Parisli zengin bir ailenin oÄŸludur. 18 yaşındayken Hollanda’dan gelmiÅŸ Suzanne Leenhoff, Manet ve erkek kardeÅŸine piyano dersleri vermeye baÅŸlar. İkilinin iliÅŸkisi de bu dersler sırasında geliÅŸir. 1852 yılında Suzanne, bir erkek çocuk dünyaya getirir. ÇocuÄŸa ailenin ÅŸerefini korumak maksadıyla Manet soyadı verilmez. Bu sırada ÅŸehrin üst tabakası bu çocuÄŸun ressamdan, ressamın babasından ya da erkek kardeÅŸinden olabileceÄŸini konuÅŸmaktadır. Édouard ve Suzanne ancak 1861’de sanatçının babasının vefatından sonra evlenirler ve ölüm onları ayırana kadar evli kalırlar. Öte yandan ressam, Victorine’le 1862 yılında karşılaşır ve bu tarihten sonra kadını pek çok kez tablolarında model olarak kullanır. Victorine fakir bir aileden gelmektedir. Gitar çalarak, modellik ya da fahiÅŸelik yaparak para kazandığı söylenenler arasındadır. Ayrıca, resim çalışmalarıyla Paris Salonu’na da birkaç kere kabul edilmiÅŸtir. Manet ve Meurent’nin iliÅŸkisi hakkında fazla bilgi yoktur. Fakat, eserlerinde arkadaÅŸlarını ya da akrabalarını model olarak kullanan Manet’nin Victorine ısrarı manidar bulunur. OKUMAYA DEVAM EDİN

Küçük benzetmeler, Sanat üstüne

still alive

Geçen Pazartesi Sarkis’in İstanbul Modern’deki sergisini görmek üzere evden çıktım. Mekana ulaÅŸtığımda beni bir sürpriz bekliyordu: Müze kapalıydı. Pek çok müzenin pazartesileri kapalı olduÄŸu bilgisini bir kere daha hatırlayıp bir kenara not etmekte fayda olduÄŸunu düşünüyorum. Bunun üzerine normalde gitme niyetimin olmadığı fakat Yüksel Arslan’ın çok sayıda eserinin sergilendiÄŸini duyunca fikrimi deÄŸiÅŸtirdiÄŸim Bienal alanına yöneldim ve günü orada geçirdim.

Kötü haber: Yüksel Arslan mevzusunda da yanılmışım. Bienal’de sanatçının sadece 10 civarında çalışması vardı. Bir çoÄŸunu da daha önce görmüştüm. Esas Arslan retrospektifi Santral’de açılmış. Bunu fark etmemi de Bienal’den çıktıktan sonra gördüğüm duvara yapıştırılmış bir afiÅŸ saÄŸladı.

Bienal ise düşündüğüm gibiydi. O yüzden bu konu hakkında uzun uzun konuşma niyetinde değilim. Size ortamda ilgimi cezbeden tek şeyden bahsedeceğim. OKUMAYA DEVAM EDİN