Sinema

Brideshead Revisited

Son David Lodge yazıma Kitap Notları‘ndan BA’nın yazdığı yorum sonrasında uzun süredir ertelediğim Brideshead Revisited izleme planımı bu haftasonu gerçekleştirmeye karar verdim. Romanın ne 1981 yılında çekilen televizyon dizisi uyarlamasını ne de 2008’de çevrilen sinema filmini izleyebilmiştim. Sinema versiyonuna göre daha başarılı olduğu konuşulan TV dizisi için yeteri kadar vaktim olmadığından Julian Jarrold’ın yönetmenliğini üstlendiği filme yöneldim.

Brideshead Revisited‘ın baştan sona akıllıca yazılmış, derli toplu, anlatmak istediğini okuyucunun gözüne sokmadan verebilen, dahası okuyucuya aptal muamelesi de yapmayan, çok iyi bir roman olduğunu düşünüyorum. Film bu açıdan beni hayal kırıklığına uğrattı. Senaryo üzerinde eserin teması değişecek kadar oynanmış. Romanın o kadar güçlü bir öyküsü var ki bunu üçlü bir aşk hikâyesine dönüştürmeye çalışmaya, histerik kıskançlık krizleri ile gerilim yaratmaya, “sen beni satın aldın” kavgaları çıkartmaya hiç gerek yoktu. Çünkü bunları izlerken dinin üzerlerinde yarattığı baskıyı türlü acayipliklerle yaşayan ve her biri farklı tepkiler veren baba ve çocuklarının esas öyküsünden uzaklaştım.

Her şeye rağmen filmin ilk çeyreğindeki görüntüler hoşuma gitti. Keşke Jarrold, yukarıda sizinle paylaştığım görüntülerdeki platoniklikle ilerleyebilseydi, izleyicisine birazcık daha güvenseydi ve tüm olay örgüsünü Waugh kadar cesur yorumlayabilseydi. Ama olmamış.

Romanda en sevdiğim şeylerden biri Sebastian’ın yaşadıkları karşısında yavaş yavaş yokoluşudur. Öyle ki bir noktadan sonra sadece insanların aralarında konuşurken bahsini geçirdikleri bir isim halini alır. Sonrasında tamamen unutulur. Romanı okurken bu yokoluşun her aşamasında derinden üzülürek “Ah Sebastian!” demiştim. Yukarıdaki son görüntü bana bu hissettiklerimi hatırlatan tek kare oldu (Ah Sebastian!).

Vaktim olduğunda televizyon dizisini de izlemek niyetindeyim. Belki de Brideshead mevzusunu bir kere daha bu mecrada masaya yatırırız. Hazırlıklı olun!

[Filmin ekran görüntülerinin telif hakları filmi dağıtan yayıncıya aittir. Görseller bilgilendirme amaçlı olarak kullanılmıştır.]

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

2 Yorum

  • Reply BA 15/04/2012 at 16:02

    Filmin görüntüleri harika, insanda izleme isteği uyandırıyor. Ama şimdi roman daha incelikli deyince henüz Waugh okumadığıma iyice hayıflandım. Lodge’un Nice Work’unu sipariş ettim, o ve elimdeki Hard Times bitince kesin Waugh okuyacağım!

    • Reply bahar malik 15/04/2012 at 23:23

      Benim de bitirmeyi planladığım birkaç kitap var. Onlardan sonra ilk işim A Handful of Dust’ı okumak olacak.

    Leave a Reply to bahar malik İptal