Fotoğraf çektim, Günlerin getirdikleri

2011

Aslında yıl sonlarında geçmiş senenin muhasebesini yapan insanlardan değilim. Geçen haftasonu bir arkadaşımla konuşurken 2011’i tanımlayabileceğim bir sıfat olduğunu fark ettim: 2011 benim kaybettiğim birçok eşeği bulma yılım oldu. İşte bu yüzden de sert ve yorucu geçti.

Aşağıda yılın özetini çıkartmaya çalıştım. Anlık bir kararla yaptığım için önemli şeyleri unutmuş olabilirim ama madem muhasebe yapmayan bir insanım neyi unuttuğum neden umrumda olsun diyerek bu problemi geçiştiriyorum.

1. 2011’de Diane Arbus‘u tekrar gündemime aldım, üzerinde düşündüm.
2. Bildik yerlerde kimseyle karşılaşmadan turlamayı gene çok sevdim, hep seveceğim.
3. Çünkü Esmé.
4. Suşi yedim, suşiyi özledim. Akşamları Bunka’yı, öğlenleri Yukatu’yı reddedemedim.
5. Sevdiğim Julian Barnes’lar sevinince ben de sevinmiş sayıldım.
6. Geceleri yatağımda gizlice Masterpieces in Detail okudum.
7. İzlediğim filmler arasında en çok Bir Zamanlar Anadolu’da‘yı beğendim. Hatta çok beğendim.
8. Haydarpaşa’ya gereken önemi gösterdim.
9. İngiliz versiyonunu izlerken çektiğim acıyı sevdiğim The Office‘e Amerikalıların ne yaptığını gördüm. Michael Scott’ı geç tanıdım, erken kaybettim.

Geçen seneyle ilgili üç fotoğrafla bu yazıyı sonlandırmak niyetindeyim. İlki aslında bir serinin elemanı. Kendi Gerhard Richter’lerimi çekip bunları Çağatay’a 5 milyon dolara satmayı planlarken şans eseri ortaya çıktı.

Edvard Munch’un kamerayla yaptıkları hoşuma gitti. Hoşuma gittiği anı ölümsüzleştirmek istedim.

Kimseyle paylaşmadığım, tuhaf saplantılarımdan biri Paris’i seven ABD’li kadınların Paris fotoğraflarıdır. Sevgileri ve bu sevgilerinin fotoğraflarına yansımasındaki aynılığı o kadar acayip buluyorum ki saatlerce bu insanların fotoğrafları arasında vakit geçirebiliyorum. Bu sıradanlığa erişebilmek için benzer fotoğraflar çekmeye çalışmadığımı da zannetmeyin. Ne kadar eğreti sonuçlar aldığımı tahmin bile edemezsiniz. O yüzden artık denemiyorum. Onun yerine size aşağıdaki “benimPembeParisim” isimli fotoğrafı sunayım. Bu da benim Paris sevgimin ifadesi olsun.

Bu sene buralarda daha fazla olmayı planlıyorum. Ama yeni yılda yeni planlar yapabilen insanlardan da olmadığımdan söz vermiyorum. Sevgilililerle.

[İlk kolajdaki fotoğrafların telif hakkı eserleri yaratanlara aittir. Güzelonlu’da sadece bilgilendirme amacıyla kullanılmıştır.]
Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

Hiç yorum yok

Yorum yazın