Bu kategorinin altındaki yazıları inceliyorsunuz:

Belki de faydalı bilgiler

Belki de faydalı bilgiler, Kitaplar

2013’ün en iyi kitapları listelerinin listesi

alexander skarsgard

Ekim ayındaki “Aman tanrım bu sene okuduğum kitaplar ne kadar vasat çıktı” hezeyanım sonrasında biraz toparlanmaya çalıştım. Ama çabalarım sonuç vermedi. Dün gece ben vasat kitaplar okurken dünyada neler olmuş diye merak ettim ve farklı gazete/dergi/web sitelerinin 2013’ün en iyi kitapları listelerini karıştırdım. Bu listeleri benim dışımda merak eden olursa diye Güzelonlu’ya da eklemeye karar verdim. İşte 2013’ün en iyi kitapları listelerinin tam listesi (yenileriyle karşılaştıkça güncellenecek):

OKUMAYA DEVAM EDİN

Belki de faydalı bilgiler, Sanat üstüne

Monet gelirken

2012 yaz dönemini Özgür Sanatın 1000 Günü isimli sergiyle Cobra akımına ayıran Sakıp Sabancı Müzesi sonbaharda iddialı bir sergi açıyor: Monet’nin Bahçesi. Hiçbirinizi kandırmak niyetinde değilim, sakallarını her daim çok beğendiğim Monet benim en gözde ressamlarım arasında değil. Ancak tıpkı Picasso ya da Rodin gibi dünyanın en önemli sanatçılarından biri olan Monet’nin eserlerinin de ülkemizde sergilen(ebil)iyor olmasını heyecan verici buluyorum.

Bugün hem serginin verdiği coşkuyu devam ettirmek isteyenler hem de merak edenler için Monet’nin önemli çalışmalarını görebileceğiniz müzelerin beş tanesini gündelik bilgileri ve (eğer yaşadıysam) tecrübelerimle paylaşmak istiyorum. Hazırsanız başlayalım.

1. Musée de l’Orangerie

Musée de l’Orangerie‘nin iki önceki paragrafta söylediklerimi yalanlamam için kurulduğuna inanıyorum. Monet’nin bu müzenin iki salonu için özel siparişle yaptığı ve 1922 yılında Fransız hükümetine bağışladığı 8 duvar resminden oluşan Nilüferler‘in sergilendiği sekiz şeklindeki salonlarda saatlerimi geçirebilirim (daha önce geçirdiğimden yapabileceğimi biliyorum). OKUMAYA DEVAM EDİN

Belki de faydalı bilgiler, Fotoğraf çektim, Seyahat

Paris’te İngilizce kitap alışverişi

12.10.2014 – Zorunlu Güncelleme: Aşağıdaki satırları 2012’de yazdım. Bu yazının ardından bazı arkadaşlarım diğer şehirlerdeki kitabevleriyle ilgili de benzer listeler hazırlamamı istediler. Ancak bu istekleri reddettim çünkü bir kitabevinin ne kadar daha yerinde kalabileceğini bilmediğimiz günler yaşıyoruz ve ben böyle bir yazının sürekliliği için çok az şehre güveniyorum. Paris bu şehirlerden biriydi. Aradan geçen seneler bana yanıldığımı gösterdi. İlk olarak boşluğu hissedilen Village Voice, ardından Tea and Tattered Pages kapandı. Bu seferki Paris ziyaretimde ise The Red Wheelbarrow’un yerinde olmadığını görüp üzüldüm. Ayrıca San Francisco Book Co. şu an için yerinde durmasına rağmen fotoğraflarında görebileceğiniz tabelasının indirilmiş olması o kitabevi için de tehlikeli çanlarının çaldığının bir göstergesi.

Her şeye rağmen bu yazıyı kaldırmayacağım. Artık faydalı olmasından ziyade nostaljik değer taşıyor. Galignani, Shakespeare and Co., WH Smith ve San Francisco Book Co.’ya uzun ömürler diliyorum.

Tanıyanlar bilir, alışveriş benim için ancak çok zorunda kaldığımda yaptığım, o zaman bile katlanamadığım bir etkinliktir. Bunun tek istisnası ise kitap almak ve dolayısıyla kitabevlerini dolaşmaktır. Geçen seneki Paris ziyaretimizde de bir günü şehrin İngilizce kitap satan kitapçılarını gezerek geçirmeye karar vermiştik. Paris’te yapmayı en sevdiğim şey “aylaklık” olduğundan turu tamamlamam birkaç günümü aldı ama konumuz bu olmadığı için detayların üzerinde durmayalım. Bu kitabevlerinden birinde karşılaşıp bir süre sohbet ettiğimiz Türk beyefendi başka hangi kitabevlerine gidebileceğini sorup elimizdeki diğer adresleri de isteyince “kimbilir belki başkalarının da işine yarayacak bir bilgidir” diyerek blog’da yazmayı düşünmüştüm. Eh, benim tüm coğrafyaya yayılmış evrensel aylaklığımı düşünecek olursanız bugün yazıyor olmam bile büyük başarı sayılır, değil mi? OKUMAYA DEVAM EDİN