Bu kategorinin altındaki yazıları inceliyorsunuz:

Kitaplar

Kitaplar

Bir kitap okudum

new york modern sanat dusuncesini nasil caldi

Ne zamandır gerçek bir güneyli hanımefendi gibi davranmadığımı fark edip üzüldüğümden bugün sizleri “hü-hüü” diye selamlayarak merhaba diyeceğim. Nedense uzun süredir Güzelonlu’ya yazmamış gibi hissediyorum. O yüzden bu satırları yazarken coşku doluyum. Güzelonlu bir süredir, 2009’dan (ve öncesinden) beri süregelen dostlar kıraathanesi havasından çıkıp daha fazla insana ulaşmaya başladı. Daha fazla kişiyle ilişki halinde olmanın önceleri fark edemediğim avantajları varmış. Bunlardan biri de güzel öneriler duymak.

Örneğin, eskiden Türkçe basılan sanat kitaplarından nadiren haberim olurdu. Oysa bir süredir çevremde “bakın bir de bu kitap var” diyen insanlar var ve ben bu sayede çok güzel kitapları Türkçe okuyabiliyorum. Okuduğum Türkçe sanat kitaplarıyla ilgili ayrıca bir yazı hazırlamak niyetindeyim. O yüzden bu konuyu uzatmayacağım. Bugün özellikle bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Sel Yayınları’ndan çıkan Serge Guilbaut’ya ait New York Modern Sanat Düşüncesini Nasıl Çaldı: Soyut Dışavurumculuk, Özgürlük ve Soğuk Savaş.

New York Modern Sanat Düşüncesini Nasıl Çaldı‘nın ismini her tekrarladığımda kulaklarımda “dan-dan-dan-dan” diye Castle jenerik müziği çalıyor. Sanırım bu yüzden Avrupa kıtasının özellikle de Paris’in o güne kadar başarıyla el koyduğu sanatın merkezi olma ünvanının New York’a nasıl kaydığını anlatan bu kitabı bir polisiye okurmuş heyecanıyla okudum. OKUMAYA DEVAM EDİN

Kitaplar

En yeni kitaplar

kitaplar

Burada uzun zamandır kitaplardan bahsetmiyorum. 2013’ün en iyi kitaplarından bir kısmını okuyup o kadar da iyi olmadıklarına karar verdikten sonra bu yılbaşında 2014’ün en iyi kitapları yazısı hazırlamayı es geçmeye karar verdim. Bugün onun yerine size 2014’te satın aldığım bazı kitaplardan bahsedeceğim.

Bu kitaplar The Love Affairs of Nathaniel P. (Adelle Waldman), Not That Kind of Girl (Lena Dunham), Desperate Characters (Paula Fox), & Sons (David Gilbert), Friendship (Emily Gould), My Salinger Year (Joanna Rakoff), J. D. Salinger: The Escape Artists (Thomas Beller) ve Lovers at Chameleon Club: Paris 1932 (Francine Prose)

OKUMAYA DEVAM EDİN

Kitaplar

Babar

babar - manet

Geçen yaz en sevdiğim tablolardan Kırda Öğle Yemeği‘nden esinlenerek yapılmış çalışmaları incelerken yukarıdaki fillerle karşılaştım. Bu eser benim bir değil, iki tutkumu bir araya getirmişti: Manet ve filler!

Resmin kime ait olduğunu ve niçin yapıldığı ufak bir araştırma sonucu bulduktan sonra artık tek amacım vardı: Babar’s Museum of Art (Babar’ın Sanat Müzesi) isimli çocuk kitabına sahip olmak. Hevesle kitabı ısmarladım, birkaç hafta bekledim ve sonunda bana ulaştığında çok ama çok mutlu oldum.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Kısa kısa, Kitaplar

Robert Walser

Walter Benjamin, Robert Walser hakkında çok tatlı bir şey anlatmış:

Schiller’in Wilhelm Tell oyununda Tell, zalim Vali Gessler’e dar bir yolda pusu kurar ve o anda bir vicdan muhasebesine girer(miş). Walser, oyunun o anında Tell’in kendi kendine söylediği “Bu dar yoldan gelecek” monoloğunu düzyazıya geçirirken, “Bu dar yoldan…” sözleriyle başlamış; ancak daha o anda Walser’in Tell’i ümitsizliğe kapılmış, dengesini kaybetmiş, küçülmüş, kaybolmuş ve cümleye şu şekilde devam etmiş: “Bu dar yoldan, sanıyorum ki, gelecek.”

Kitaplar, Konuk yazar

Estonya’dan tatlı bir selam

slothrops tallinn

2013′ün en iyi kitapları listelerinin listesi yazısına düşündüğümün çok ötesinde bir ilgi oldu. Sizlerin 2014’teki okuma planlarınız nedir bilemiyorum ama kitap listeleri arasında bu kadar dolaşmak benim monoton okuma alışkanlığımı kırdı. İki haftadır şehrin sevdiğim kitabevlerini ve sahaflarını dolaşıyorum ve çok güzel kitaplar/dergiler toparladım. Onbeş gün gecikmeyle de olsa artık “Sana hazırım 2014!” diye bağırabilirmiş gibi hissediyorum.

Dün posta kutuma listeler yazısıyla ilgili bir posta daha düştü. Geçen yazki Tallinn tatilim sırasında ziyaret edip NorthernExplosurevari halinden çok hoşlandığım kitapçı Slothrop’s eğlenceli bir üslupla “listeler konusunda benim de söyleyeceklerim var” diyordu. Madem vardı, öyleyse neden yazmıyordu?

Tallinn’deki ikinci el İngilizce kitaplar satan şeker Slothrop’s’ta nelerin satılıp nelerin satılmadığını merak ediyorsanız cevabı aşağıdaki satırlarda gizli.

OKUMAYA DEVAM EDİN