Güzel şeyler

Güzel şeyler no.5: Samuel Beckett’in bizzat kendisi

Anketlerden çok korkarım. Birisi bana en sevdiğim romanı, yazarı, ressamı, müzisyeni sorarsa diye ödüm kopar. Bu tip soruların beni bu kadar dehşete düşürmesinin sebebini önceleri anlayamıyordum. Ama zamanla fark ettim ki değişik dönemlerde birbirinden çok farklı konulara takıntılı bir şekilde yaklaştım ve bu takıntılarımdan herhangi birinin bir müsabakada (anket) galip gelmesini istemiyorum.

Pek çok güzeli çok sevmeme rağmen her zaman bir rüya takımım da oldu. Samuel Beckett de bu takımın en önemli üyelerinden biri. Rüya takımımdaki insanlara karşı o kadar farklı şeyler hissediyorum ki örneğin onlardan alıntı yapamıyorum (çünkü eserlerinin bütün olarak muhteşem olduğuna inanıyorum ve parçalanmalarını istemiyorum) ya da isimlerinin sonuna -ciğim ekleyerek konuşamıyorum (çünkü ne haddime?) ya da onlara olan sevgi ve saygımı fazla dillendirmiyorum (çünkü onları var eden benim sevgim değil).

Ama gizlice seviyorum onları. Sinsi sinsi seviyorum. Kahve içtiklerini bildiğim bir kafede oturmak hoşuma gidiyor, sevdikleri yazarları okumaktan zevk alıyorum, bazılarının mezarlarını ziyaret edip sonra bir mezarlıkta ne yapacağını bilemeyip mezartaşlarının karşısında meyveli yoğurt yiyorum.

Geçen haftalarda rastlantı eseri Beckett’in daha önce görmediğim fotoğraflarıyla karşılaştım. François-Marie Banier’in çektiğini sonradan öğrendiğim bu fotoğrafların doğallığını o kadar sevdim ki açıp açıp yeniden baktım. bu fotoğraflar sayesinde Beckett’in olağanüstü yazarlığından bağımsız olarak olağanüstü bir adam olduğuna kanaat getirdim (bazen vazgeçsem de yıllar içinde bu kararı tekrar tekrar veriyorum) ve sonunda bu fotoğrafları sizlerle de paylaşmaya karar verdim.

Bakalım siz de benim kadar beğenecek misiniz?

samuel beckettBeckett Paris’te (1989)

samuel_beckettBeckett Fas’ta (1978)

samuelbeckett

samuel beckett walking

samuel beckett treeYukarıdaki fotoğraf çok güzel değil mi?

samuel-beckett-1978Ve bu da?

beckettFavorimi en sona bıraktım.

Yakında yeniden görüşeceğiz. O güne kadar sevgiler.

[Fotoğrafların telif hakları François-Marie Banier’e aittir. Görseller bilgilendirme amaçlı olarak kullanılmıştır.]

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

Bir yorum

  • Reply Di 17/04/2015 at 22:16

    François-Marie Banier de bildiğin stalker’mış yahu.

  • Leave a Reply to Di İptal