Fotoğraf çektim, Günlerin getirdikleri

Nerelerdeyim

Buraya daha sık yazmayı çok istiyorum. Ama olmayınca olmuyor. Oysa hep “her şey olur, her şey büyür, her şey geçer, hayat kalır” sanırdım.

buralardayim

Geçen hafta karşılaştığım bir kitabın kapağı hoşuma gitti. O küçük adamla tanışan herkes, aşağıdaki beyefendinin pozisyonunda (en az) bir kez bulunmuştur herhalde. Ve dahası bana kalırsa o küçük adam ressamının izleyiciyi her türlü pozisyona sokabilecek güçteki en güzel figürüdür.

caspar david

İşin en komik yanı, kapaktaki beyefendinin bana çok tanıdık gelmesiydi. “Nereden, acaba nereden?” diye düşünürken cevabı buldum. Kendisiyle daha önce şurada tanışmıştık (ve bu bilgi kimbilir belki de doğrudur):

iste o adam

Geçen haftanın en heyecanlı iki olayından biri kendime hediye ettiğim Portraits isimli kitaptı. Keşke kitabı ilk gördüğüm anda kafamda okuyup %51’inden çok memnun kalmasaydım. Haftasonu aslını okurken kafamdaki kitabı özlemle andım. Taschen’in bu tarz kitaplarıyla ilgili beklentimi düşüreli yıllar olmuştu halbuki.

portreler

Son olarak “Bir süredir nerelerdeydin?” sorusuna verebileceğim en güzel yanıt aşağıda. Tavsiye edenlere nasıl teşekkür etsem diye düşündürten, o kadar güzel yerler ki insanın geri dönesi gelmiyordu. Öyle işte.

cafe

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

12 Yorum

  • Reply Hakan Malik 18/02/2013 at 08:20

    Şu en son fotoğraflar nereden?

  • Reply Dido 18/02/2013 at 12:07

    “Bir süredir nerelerdeydin?” sorusuna yanıt vermeseydin böyle merak etmeyecektim.
    Şimdi o fotoğrafları görünce soruyorum asıl :
    Bir süredir nerelerdeydin?

    • Reply Bahar Malik 18/02/2013 at 12:40

      Beni merak edin, yirmi dört saat halimi hatrımı sorun istiyorum Didem. Çok şey mi istiyorum ha söyle bana. İnsanların 7/24 ilgisini istemek çok şey mi?

      Üstelik acı vatan Almanya’da bir başıma üşürken :(

  • Reply o da bi can 20/02/2013 at 05:47

    son resimlerin icinde olmak; bir an once oralara gitmek istedim…

    • Reply Bahar Malik 20/02/2013 at 07:18

      Birlikte gidelim. (Bir türlü gidemediğimiz 2004 Kaş tatili :))

  • Reply İlknur Özkan 21/02/2013 at 09:07

    Diyelim ki 24 saat arandınız bu durumda “yeter!!!!” demeyecek misiniz?

    • Reply Bahar Malik 21/02/2013 at 11:16

      Beşinci dakikasında “Tamam artık aramayın” derim. Onuncu dakikasında telefonu kapatırım. Birinci saatinin sonunda kaplumbağaya evrilirim. (Dikkat! Kafa içeri!)

      Ama bir arayın, bunları da yaşayalım :)

  • Reply ahmet cihat 22/02/2013 at 07:02

    cafe a. n. s.?

  • Reply İlknur Özkan 22/02/2013 at 08:43

    Varsayıımlarla değil tadına vararak yaşayalım.

    • Reply Bahar Malik 25/02/2013 at 03:51

      @İlknur, anlaşıldı, tamam :)

      @Ahmet Cihat, yorumunu biraz kırptım (bazı şeyler bize özel kalsın diye). Ama evet orası ve önerilerin için çok teşekkür ederim. Daha önceden teşekkür edemediğim için de özür dilerim.

  • Reply o da bi can 28/02/2013 at 09:17

    o gidemeyişten sonra, daha da benle bi yere gitmeye niyetlenmezsin:)

    • Reply Bahar Malik 01/03/2013 at 07:29

      Belli olmaz hiç. Tekliflere açığım.

    Yorum yazın