Sanat üstüne

Sansür?

oglunu_yiyen_saturn_goya

1874 yılında Baron d’Erlanger’in emriyle Goya’nın Sağırın Beşi olarak bilinen yuvasının duvarlarına çizdiği Kara Resimler bu duvarlardan sökülerek tuvallere yerleştirildi. Bu resimlerden biri olan Oğlunu Yiyen Satürn (ki bu eserin Goya’nın yemek odasında bulunmasında feci bir ironi olduğunu kabul edersiniz sanırım) tuvallere geçiş sırasında restorasyondan sorumlu olan Martin Cubells’in ufak bir müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. Cubells, halkın tepkisini çekmemek ve terbiyeyi korumak adına yarı erekte durumdaki Satürn’ün cinsel organının renk tonunu koyultarak organı görünmez hale getirdi.

Cubells’in sanattan rahatsız olabilmesini bir kenara bırakmaya hazırım, nitekim bu sık sık gördüğümüz bir durum. Ama çocuğunu vahşice yemekte olan yamyam baba betimlemesi üzerinde çalışan bu adamın gördükleri karşısında sadece babanın penisinden rahatsız olması zaman zaman aklıma geliyor ve bu sansür hikâyesini düpedüz tuhaf bulmaktan kendimi alamıyorum.

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

6 Yorum

  • Reply e.pinar 03/05/2010 at 01:44

    bundan yuz kusur yil sonra restorasyondan sorumlu degil de kadin ve aileden sorumlu bir abla da, ulkede her gun 3-5 kadin burnu kesilerek, 80 kere bicaklanarak kendi cocuklarinin onunde falan oldurulurken dizilerdeki sevisme sahnelerinden irite oldu. Cidden tuhaf insanlar.
    not: her konunun altinda ulke sorunlarindan bahseden insan oldum su an. evet yaptim bunu.

  • Reply Bahar Malik 03/05/2010 at 03:20

    Öte yandan haklısın Pınar. Çok benzer acayiplikleri her gün yaşıyoruz.

    Aslına bakacak olursan yazıyı “ve en kötüsü bu restorasyon işi bugün yapılacak olsa Cubells gibi düşünüp davranacak bir adama çatılmayacağına emin olamamam” diye bitirecektim ama fazla umutsuz olmayayım diye kendimi sansürledim.

  • Reply ahmet cihat toker 10/05/2010 at 06:49

    tanri eti yemek hristiyanlik’ta her pazar yapilan bir eylem. bir de bu acidan bakilabilir.

    • Reply Bahar Malik 10/05/2010 at 13:44

      Hmm… O konu hakkında hiçbir bilgim yok aslında. Nasıldır, nedendir, vaktin olursa anlatabilir misin?

      Benim bildiğim hikâye, Satürn’ün oğullarını doğar doğmaz kendisinin yerine geçmemeleri için yediği üzerine (Doğrusu onun da detayına çok hakim değilim). Kesin olmamakla birlikte Goya’nın bu resminde o dönemde İspanyol sarayı koleksiyonunda olan şuradaki Rubens tablosundan esinlendiğine inanılıyor. Yarattığı şey o kadar eşsiz ki (eğer olduysa) tüm bu esinlenme sırasında kafasında hangi tilkiler geziyordu çok merak ediyorum.

  • Reply ahmet cihat toker 15/05/2010 at 13:33

    hristiyanlikta eucharist denen bir inanis var. isa’in son yemek’te havarilere ekmek ve sarabi “bu benim kanim, bu da benim vücudum” demesi, ve havarilere kendi etini yedirmesi ve kanini icirmesini kutluyorlar.

    kilisede ozel bir bolmede duran kutsal ekmek parcalari, inanislarina -hatta katolik dogmasina- göre rahibin ayini baslatmasiyla gercekten tanrinin etine donusuyor. o ekmek parcasinin disari cikmasi cok buyuk bir tehlike onlar icin.

    eski ahit’de de yeni ahit’de gecen birsey bu. yeni ahit’te isa “ancak benim etimi yiyen kurtulacak” diyor.

    kökleri ölen atalarin yasam güclerini yiyerek bir sonraki nesile getirme amacli olabilir. papua yeni gine’de “kuru” diye dehset bir hastalik var-mis. deli dana benzeri bu hastalik beyin dokusu yiyerek bulasiyor. bu kabile koyun beyini yemiyormus tabi.

    garip inanislar var velhasil kelam.

  • Reply bahar malik 17/05/2010 at 06:26

    Vay. Komünyon olayını biliyordum ama neden yaptıkları konusunda hiçbir fikrim yoktu. Teşekkürler bilgi için.

  • Yorum yazın