Etiket:

yves klein

Sanat üstüne, Seyahat

Size bir müze tavsiye edeceğim

Tavsiye vermek konusunda hevesli bir insan değilim. Hele de tanımadığım insanlara bir şeyler önermekten kaçınırım. Hem insanların nelerden zevk aldığı konusu tamamen muamma olduğu hem de “Paris’e gittiyseniz mutlaka Louvre Müzesi’ne gitmelisiniz” gibi tavsiyeleri birazcık komik bulduğum için. Basit bir aramayla bulunabilecek şeyler için uzun cümleler kurmak/kurdurmak beni mahçup hissettiriyor (eğer soruluyorsa soran adına, eğer sorulmamasına rağmen kendiliğinden anlatıyorsa anlatan adına mahçup oluyorum). Sanırım okul hayatımdan kalma bir duygu bu. Mail grubuna “bu konunun nasıl çözüleceğini bilen var mı?” diye bir soru geldiğinde cevap olarak “Google” yazılması soranı zor ve utanç içinde bırakan bir durumdu grubumuzda. Hâlâ da pek çok konuda böyle bir utanç yaşamaktan korkarım.

Tüm bu hislerime rağmen bugün size Mougins Klasik Sanat Müzesi’ni anlatacağım. Çünkü iyi sebeplerim var. Bu müze Güney Fransa’da konuşlanmış müzeler arasında en az reklam yapan ve yaptığı reklamla insanları “yapmasa daha mı iyi?” diye düşündürtecek kadar yanlış yönlendiren bir kurum. Bugün bu müzeye gitmenizi tavsiye eden bu yazıyı yazıyorum çünkü iyi araştırarak seyahate çıkmış olmama rağmen bileti aldıktan sonra bile ziyaretimin gerekliliği konusunda şüphelerim vardı. Oysa müzeden çıkarken “iyi ki girmişim” diye düşündüm.

İsterseniz hikâyemi en baştan anlatayım:

OKUMAYA DEVAM EDİN

Sanat üstüne

Başka pembeler

Herkese merhaba. Ne zaman Güzelonlu’yu çok sevdiğimi ve buraya her gün yazmak istediğimi düşünsem yazılara aylarca ara veriyorum. Baktım bu sefer de öyle olacak, duruma el koymaya karar verdim.

Sosyal medyayı daha çok kullanmaya başladığımdan beri hoşuma giden/gitmeyen ufak tefek şeyleri sizlerle daha sık paylaşabiliyorum. Gene de klasörlerimin tozlu raflarında kalan çok fazla konu var. Dün o klasörleri karıştırırken, “kırmızı olsun, beş kuruş fazla olsun” diyen bir toplumda yetişsem de ilgimin pembeye yöneldiğini fark ettim. Oysa bu renge karşı sempatim olduğunu bile bilmiyordum.

Ama biraz sonra göreceğiniz üzere varmış. Yazının devamını okuyacaklardan ufak bir ricam olacak. En çok hangi resmi sevdiğinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

milton avery

Yukarıdaki resim benim son günlerdeki favori ressamım Milton Avery’e ait. Avery, 1920’lere kadar Amerikan izlenimciliğini takip etmiş. 1920’lerin ortasında New York’a taşınmasıyla birlikte şekilleri basitleşmiş, eserlerinde renkler ön plana çıkmış. Avery’nin renk kullanımı Mark Rothko, Barnett Newman, Helen Frankenthaler gibi pek çok genç ressama da ilham vermiş. Ayrıca, Avery ve Rothko çok yakın arkadaşlarmış. Eğer Avery’nin pembeli kadınını beğendiyseniz diğer çalışmalarına bakmanızı tavsiye ederim.

OKUMAYA DEVAM EDİN