Kitaplar

Yeni kitaplar


Uzun zaman sonra bazı işlerden ötürü dışarı çıkınca büyükçe bir kitapçıyı da dolaşma fırsatı buldum ve birçok güzel kitabın Türkçe’ye çevrildiğini bu sayede gördüm. Katılır mısınız bilmiyorum ama ben sevdiğim yazarların kitapları veya artık klasik sayılabilecek eserler Türkçe’ye çevrildiklerinde çok seviniyorum. Çünkü böylece çevremdeki daha çok insan onları okuma imkanına sahip olacakmış gibi hissediyorum. Türkiye’deki talebin fazla olduğu görüşünü yaymak için de bu tarz kitapları gördüğümde satın alıyorum. Gerçi bazıları “Her ay aynı kitaptan bir tane daha alırsan yazarların daha çok eserini çevirir ve basarlar” diye dalga geçiyor ama bu yorumlar yüzünden yaptığımdan vazgeçeceğimi sanıyorsanız elbette ki yanılıyorsunuz.

Bu sefer satın aldığım kitaplar Özgürlük (Jonathan Franzen), Solar (Ian McEwan), Nabız (Julian Barnes), Howards End (E. M. Forster), Mutfaktaki Tarifbaz (Julian Barnes), Hayalperestler (Patti Smith), Lütfen Sessiz Olur Musun, Lütfen? (Raymond Carver) ve Daniel Martin (John Fowles) oldu.

Jonathan Franzen’ın Freedom‘ını çıktığı günden beri çok merak ediyordum ama okuma ve hatta satın alma fırsatı bulamamıştım. Kitabı Sevin Okyay çevirisiyle okumayı planlıyorum. Bu arada demin kontrol ederken gördüm ki Sel Yayınları Corrections’ı da Düzeltmeler adıyla bu ay içinde yayımlamış. Ne güzel bir haber. Fark ettiğim bir başka şey ise son yıllarda birçok Ian McEwan romanının Türkçe’ye çevrildiği oldu. Saturday/Cumartesi‘den sonrakilerden haberim olmamıştı.

Forster’ın Howards End‘inin Türkçe’sinin olmamasını tuhaf bulurdum. İletişim Yayınları bu açığı sonunda kapatmış. Just Kids/Çoluk Çocuk ile annelerimizin sevgilisi olan Patti Smith’in bu umulmadık satış başarısı Domingo Yayınları’nı memnun etmiş olmalı ki sanatçının Woolgathering isimli yeni kitabını Hayalperestler adıyla çevirmişler ve çok şık bir şekilde basmışlar (orijinaliyle benzer). Lütfen Sessiz Olur Musun, Lütfen bana Raymond Carver kitaplarını raflarda görmeyeli seneler geçmiş gibi hissettirdi. Bu kitabı da satın aldım.

Julian Barnes’ın Pulse‘ını size anlattığım Paris’teki kitabevleri ziyaretim sırasında almış ve o şehirde okumuştum. Kendisini her şeyiyle çok sevmeme rağmen dünyada yemeklerden bahsedebilecek son insan olduğuna inandığım için Mutfaktaki Sihirbaz‘a yaklaşmamıştım. Ancak Türkçe’ye çevrildiğini görünce dayanamayıp satın aldım.

Bu kitaplardan henüz okumadıklarımı uzun yolculuklar ve sessiz yaz geceleri boyunca okumayı planlıyorum. Sizin yaz için okuma planlarınız var mı diye sorarak bir başka interaktif sona imza atmak istiyorum: Sizin yaz için okuma planlarınız neler?

[Not: Esasında çok uzun süredir Barnes’a Booker kazandıran The Sense of An Ending ile ilgili yazmak istiyorum. Fakat Barnes beni bu romanıyla o kadar şaşırttı ki kafamdakileri bir türlü toparlayamadım. Belki bu yazı Sense of An Ending için bana birazcık da olsa ilham verir ve umarım Serdar Rıfat her şeyiyle tartışmak istediğim bu romanı bir an önce Türkçe’ye kazandırır.]

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

3 Yorum

  • Reply BA 11/06/2012 at 17:18

    Kitaplar gerçekten güzel. Görünce aylardır planlayıp da yapamadığım gibi McEwan okumam gerektiği geldi.

    Yalnız ben son dönemde dikkat ettikçe daha çok fark etmeye başladım ki Türk yayımcılar sektör olarak çeviri konusunda kötü. Mafyanın “laundry” işiyle uğraşmasını çamaşırhane diye çevrildiğini bile gördüm. (Bu kitap da Auster’ındı hani!) Büyükler “çeviri okuyacaksan İngilizce oku” derlerdi de snopluk ediyorlar zannederdim. Zaten çoğu İngilizce çevirinin çevirisi. Bu yüzden İngilizceden çevrilen her kitabın bulabildiğim sürece İngilizcesini okuyorum. İspanyolcama henüz o kadar güvenemiyorum ama onda da az kaldı :)

    Bu uzzuuuun yorumumda sıra yaz listemde. aslında 20 küsür kitaplık bir listem var ama kısa vadede Her Gece Bodrum, Gilead (ing) , Bel Canto (ing), It’s All About Him, Marilyn: Venüs’ün Son Gecesi, The Labyrinth of Solitude and Other Writings… tamam durdum :)

    • Reply bahar malik 12/06/2012 at 06:37

      Evet katılıyorum birçoğu çok baştan savma işler yapıyorlar. Ama gene de saygın ve işini iyi yapan çevirmenler var. Ben Barnes’ı ilk kez Türkçe okumuştum, hala da o çevirileri çok severim mesela. Listeniz güzel, umarım tamamlayabilirsiniz.

      Benim de aklımda Özgürlük ve Hayalperestler dışında birkaç P. D. James romanı, Salman Rushdie’nin The Enchantress of Florence’ı var. Bunun dışında Barnes dolayısıyla çevresinde fazla dolandığım Booker Ödülleri’nden ödülü kazanmış birkaç yazar okumayı planlıyorum: Yann Martel, Howard Jacobson ve Hilary Mantel gibi. Bir de ne zamandır Call Me by Your Name’i okumak istiyorum umarım bu yaz o konuyu da kapatırım.

      Bu arada blogunuza yorum yazmak istiyorum ama blogger’ın talep ettiği hiçbir sitede üyeliğim olmadığı için başaramadım. Galiba bir blogger account’um vardı ama kullanıcımı hatırlayamadım. Endüstriyel romanlara örnek olarak Elizabeth Gaskell’in North and South’u da var diyecektim. Buradan söyleyeyim, içimde kalmasın.

  • Reply BA 15/06/2012 at 15:39

    Ben bugün listeye Yaz Yalanlarını da ekledim. Hepsi yaz tatilinde geçen öyküler. Eklediğim çok iyi oldu tabi çünkü yeterince kitap yoktu listede :)

    Yorumları bir düzene koyamadım; ilk fırsatta bir yorum formu eklemeliyim. O zaman sık sık bekliyorum :)

    not: Lodge kitap boyunca o kadar çok alıntı yapmış ki endüstriyel romanlardan North and South dahil hepsinden bahsediyor herhalde. Endüstriyel roman kılavuzu gibi roman!

  • Yorum yazın