{"id":443,"date":"2010-02-11T10:08:56","date_gmt":"2010-02-11T15:08:56","guid":{"rendered":"http:\/\/guzelonlu.com\/blog\/?p=443"},"modified":"2015-07-29T08:55:38","modified_gmt":"2015-07-29T06:55:38","slug":"6-hafta-thackeray-ve-surpriz","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/6-hafta-thackeray-ve-surpriz\/","title":{"rendered":"6. hafta: Thackeray ve S\u00fcrpriz"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: center;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter size-full wp-image-445\" title=\"fenner-behmer - bucherwurm\" src=\"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-content\/uploads\/2010\/02\/fenner-behmer_-_bucherwurm.jpg\" alt=\"fenner-behmer - bucherwurm\" width=\"402\" height=\"319\" srcset=\"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-content\/uploads\/2010\/02\/fenner-behmer_-_bucherwurm.jpg 957w, https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-content\/uploads\/2010\/02\/fenner-behmer_-_bucherwurm-300x238.jpg 300w\" sizes=\"(max-width: 402px) 100vw, 402px\" \/><\/p>\n<blockquote><p>Bu da nedir diyenler i\u00e7in <a href=\"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/?p=312\" target=\"_blank\">\u015furada<\/a> bir a\u00e7\u0131klama var.<\/p><\/blockquote>\n<p>S\u00f6z verdi\u011fim \u015fekilde ilerleyemedi\u011fim dikkatinizi \u00e7ekmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ge\u00e7en hafta <em>Vanity Fair<\/em>&#8216;i bitirme h\u0131rs\u0131na kap\u0131ld\u0131m ve bir de bakt\u0131m ki tek sat\u0131r Salinger okumadan g\u00fcnler ge\u00e7ivermi\u015f.<\/p>\n<p>Kahraman\u0131 olmayan roman <em>Vanity Fair<\/em>&#8216;i ilk ergen g\u00fcnlerimde okumu\u015f olmay\u0131 isterdim. \u015eu ya\u015f\u0131mda beni biraz yordu\u011funu ve ilgimi yeteri kadar cezbedemedi\u011fini itiraf ediyorum. Eserle ilgili mutlaka s\u00f6ylenmesi gereken tek \u015fey \u015fu: Thackeray \u00f6yle bir d\u00fcnya kurmu\u015f ki be\u015f ya\u015f\u0131ndaki minik bir \u00e7ocu\u011fa dahi sempati duyman\u0131za t\u00fcm g\u00fcc\u00fcyle engel oluyor. Herhangi bir karaktere merhamet hissetmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z an Thackeray, bu karakterin zaaflar\u0131, hatalar\u0131 ve eksiklerini size tekrar tekrar hat\u0131rlatmaktan \u00e7ekinmiyor (Bu durumun tam aksi i\u00e7in de benzer bir \u00e7aba var). T\u00fcm bunlara ra\u011fmen yazar\u0131n ac\u0131mas\u0131z ya da insafs\u0131z oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmedim. Aksine, sarkastik anlat\u0131m tarz\u0131na ra\u011fmen fazlas\u0131yla realist bir romanla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fuma kanaat getirdim. \u00d6te yandan, bu roman edebi kayg\u0131lar\u0131n sonucu mu bu boyutta yaz\u0131lm\u0131\u015f yoksa yazar\u0131n\u0131n anlatma co\u015fkusu mu bu neticeyi do\u011furmu\u015f sorusu hakk\u0131nda herhangi bir Thackeray okuruyla tart\u0131\u015fmaya haz\u0131r\u0131m.<!--more--><\/p>\n<p>Gelelim s\u00fcrpriz konusuna. Bir kere \u015funu kabul edelim: Bilge anlat\u0131c\u0131m\u0131z herkesi alaya almay\u0131 sevdi\u011fi gibi biz okurlar\u0131 \u015fa\u015f\u0131rtmay\u0131 da \u00e7ok seviyor. Bir roman ilk kez okundu\u011funda okuru i\u00e7in geli\u015fen her durum s\u00fcrprizdir asl\u0131nda. Thackeray ise kendi ufak tefek s\u00fcrprizleriyle bizleri esere ba\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor ve bu s\u00fcrprizlerin her biri kendi i\u00e7inde n\u00fckte bar\u0131nd\u0131r\u0131yor. <em>The Art of Fiction<\/em>&#8216;da \u00f6rnek olarak al\u0131nan k\u0131s\u0131m roman\u0131n 14. b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn sonunda yer al\u0131yor. Eser ilk kez bir seri olarak tefrika edildi\u011finde bu k\u0131s\u0131m 4. cildin sonuymu\u015f ve d\u00f6nemin okuyucular\u0131 bir soap opera izleyicisi gibi bir sonraki b\u00f6l\u00fcm\u00fcn yay\u0131nlanmas\u0131n\u0131 merakla beklemi\u015fler (&#8220;Aman tanr\u0131m! Becky evli miymi\u015f? Peki ama kimle?&#8221; diyerek). \u015eunu kabul edelim: Bu s\u00fcrprize iyi haz\u0131rlan\u0131lm\u0131\u015f. \u00d6ncesinde kaba bir tabirle yeterli yem ortaya at\u0131lsa da okuyucunun \u015f\u00fcphelenmesine engel olunuyor. Her ne kadar benim gibi 20 sayfa \u00f6ncesinden durumu \u00e7\u00f6zen deneyimli 2000&#8217;li y\u0131llar\u0131n okuyucular\u0131 i\u00e7in bu \u015fa\u015f\u0131rtmacalar \u015fa\u015f\u0131rtmaca olmaktan biraz uzak olsa da yazar\u0131n tarz\u0131n\u0131 d\u00f6nemi i\u00e7inde takdir etti\u011fimi s\u00f6ylemek isterim. Son c\u00fcmlemi de s\u00f6yleyeyim de i\u00e7imde kalmas\u0131n: Bu okuduklar\u0131m elbette ki sonraki y\u00fczy\u0131lda ortaya \u00e7\u0131kan pop\u00fcler isimler Ian M. Banks, Chuck Palahniuk ya da Trevanian gibi okuyucuyu \u015fok eden yazarlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 yan\u0131nda \u00e7ok masum kal\u0131yor.<\/p>\n<p>Haftaya Salinger ve Teenage Skaz konusuna de\u011finece\u011fimden y\u00fczde y\u00fcz eminim. Kitab\u0131n yar\u0131s\u0131na geldi\u011fim i\u00e7in bu kadar kesin konu\u015fuyorum. Ge\u00e7en hafta \u00f6nerimi ger\u00e7ekle\u015ftirdi iseniz neden <a href=\"http:\/\/en.wikipedia.org\/wiki\/Nine_Stories_%28Salinger%29\" target=\"_blank\">Nine Stories<\/a>&#8216;i de okumuyorsunuz? Size bu kadar harika \u00f6nerilerde bulunacak ba\u015fka bir blog da yoktur. Burada oldu\u011funuz i\u00e7in \u00e7ok \u015fansl\u0131s\u0131n\u0131z bence. Haftaya iddial\u0131 bir yaz\u0131yla aran\u0131zday\u0131m. Bekleyin, g\u00f6receksiniz.<\/p>\n<p>[Pazar g\u00fcn\u00fc ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m bu yaz\u0131y\u0131 su\u00e7luluk duygusuyla bug\u00fcn zorlayarak tamamlad\u0131m. Yaz\u0131ya g\u00fcvenmeyince yukar\u0131daki resmi se\u00e7tim ki ilginizi s\u0131cak tutabileyim. Hatta a\u015fa\u011f\u0131ya da bir tane yerle\u015ftirip 6. hafta yaz\u0131s\u0131yla b\u00fcy\u00fck be\u011feni kazanmay\u0131 hedefliyorum. Ke\u015fke biraz daha fazla vakte sahip olsayd\u0131m. Deniz alt\u0131nda nefes alabilmekten sonra en \u00e7ok istedi\u011fim \u015fey bu.]<\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter size-full wp-image-451\" title=\"jean_jacques_henner_-_la_liseuse\" src=\"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-content\/uploads\/2010\/02\/jean_jacques_henner_-_la_liseuse.jpg\" alt=\"jean_jacques_henner_-_la_liseuse\" width=\"384\" height=\"294\" srcset=\"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-content\/uploads\/2010\/02\/jean_jacques_henner_-_la_liseuse.jpg 640w, https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-content\/uploads\/2010\/02\/jean_jacques_henner_-_la_liseuse-300x229.jpg 300w\" sizes=\"(max-width: 384px) 100vw, 384px\" \/><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bu da nedir diyenler i\u00e7in \u015furada bir a\u00e7\u0131klama var. S\u00f6z verdi\u011fim \u015fekilde ilerleyemedi\u011fim dikkatinizi \u00e7ekmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ge\u00e7en hafta Vanity Fair&#8216;i bitirme h\u0131rs\u0131na kap\u0131ld\u0131m ve bir de bakt\u0131m ki tek sat\u0131r Salinger okumadan g\u00fcnler ge\u00e7ivermi\u015f. Kahraman\u0131 olmayan roman Vanity Fair&#8216;i ilk ergen g\u00fcnlerimde okumu\u015f olmay\u0131 isterdim. \u015eu ya\u015f\u0131mda beni biraz yordu\u011funu ve ilgimi yeteri kadar cezbedemedi\u011fini itiraf ediyorum. Eserle ilgili mutlaka s\u00f6ylenmesi gereken tek \u015fey \u015fu: Thackeray \u00f6yle bir d\u00fcnya kurmu\u015f ki be\u015f ya\u015f\u0131ndaki minik bir \u00e7ocu\u011fa dahi sempati duyman\u0131za t\u00fcm g\u00fcc\u00fcyle engel oluyor. Herhangi bir karaktere merhamet hissetmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z an Thackeray, bu karakterin zaaflar\u0131, hatalar\u0131 ve eksiklerini size tekrar tekrar hat\u0131rlatmaktan \u00e7ekinmiyor (Bu durumun tam aksi i\u00e7in de benzer bir \u00e7aba var). T\u00fcm bunlara ra\u011fmen yazar\u0131n ac\u0131mas\u0131z ya da insafs\u0131z oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmedim. Aksine, sarkastik anlat\u0131m tarz\u0131na ra\u011fmen fazlas\u0131yla realist bir romanla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fuma kanaat getirdim. \u00d6te yandan, bu roman edebi kayg\u0131lar\u0131n sonucu mu bu boyutta yaz\u0131lm\u0131\u015f yoksa yazar\u0131n\u0131n anlatma co\u015fkusu mu bu neticeyi do\u011furmu\u015f sorusu hakk\u0131nda herhangi bir Thackeray okuruyla tart\u0131\u015fmaya haz\u0131r\u0131m.<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":445,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[42,104],"tags":[105,150,148,145,151,107,149,144,143],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/443"}],"collection":[{"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=443"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/443\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":3670,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/443\/revisions\/3670"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media\/445"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=443"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=443"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/guzelonlu.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=443"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}