Bu kategorinin altındaki yazıları inceliyorsunuz:

Tiyatro

Sanat üstüne, Sinema, Tiyatro

Videolar

Internet’in çöplük gibi kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşsa da bilgiye ve ilgi alanlarına ulaşmayı bu derece kolaylaştırıyor olması yüzünden bu platform beni hâlâ büyülemeye devam ediyor. Galiba bu yüzden rss takip etmedeki coşkumu ve youtube’da geçirdiğim zamanları çok seviyorum. “Bahar, Youtube’da neler izliyorsun?” sorusunu çok sık duymaya başladığım için geçen hafta izlediğim on yüz milyon videodan birkaç tanesini bugün sizlerle paylaşmaya karar verdim.

İlk videoda David Lynch 2012 Paris Photo etkinliğinde sergilenen eserler arasından seçtiği 99 fotoğrafı kendi bakış açısıyla yorumluyor. Paris Photo, Lynch’in bu seçimiyle yeni bir gelenek de başlattı. Her sene davet edilen bir kişinin sergiden seçeceği fotoğraflar bir kitapta basılacak. Tıpkı Lynch’inkinin “Paris Photo Seen By David Lynch” ismiyle kitaplaştırıldığı gibi.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Kitaplar, Tiyatro

Sartre bunu bana neden yaptı?

1945 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Jean-Paul Sartre hem duyduğu merak hem de tüm Fransızlar’ın hissettiği minnet duygusuyla Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret etti. Kazın ayağının farklı olduğunu anlaması uzun sürmedi ve 1946 yılında, orada gördüğü sınıf ayrımı ve ırkçılıktan, Richard Wright‘tan ve Scottsboro davası‘ndan ilham alarak Saygılı Yosma‘yı yazdı. 2005 yılında ben Bahar Malik, bizzat kendim oyunu izledim. Özellikle metne hayran kaldım ve André Gide’den elli sene kadar sonra aynı şeyi düşündüm: Bu oyun Sartre’ın başyapıtlarından biriydi.

respectful_pros

Saygılı Yosma’da, ABD’nin güney eyaletlerinden birine taşınmakta olan hayat kadını Lizzy’nin öyküsü anlatılır. Trende kendisini taciz eden dört zengin beyaz adam bu tacizin ardından iki siyahi ile kavga edip birini öldürür. Cinayeti işleyen beyaz, ünlü bir senatörün yeğeni ve nüfuzlu bir ailenin oğludur. Olayın tek şahidi Lizzy’dir ve vereceği ifadeye göre ya gerçek katil ya da zenci tutuklanacaktır.

Oyunun metni kadar kurgusunun da kusursuz olduğuna inanıyorum. Oyun sonunda Lizzy, çok da şaşırmayacağımız üzere beyazların baskısına karşı koyamaz ve zengin adamı kurtarır. Siz bu gerçekçi sonu okumanızın ya da izlemenizin ardından kişiliğinize göre ya dağılırsınız ya da gidip Sartre’ın elini sıkmak ve “tebrik ederim” demek istersiniz. OKUMAYA DEVAM EDİN