Etiket:

Epiphany

Kitaplar, Proje: David Lodge

9. hafta: Updike ve epifani

Bu da nedir diyenler için şurada bir açıklama var.

Nerede duyduğumu hatırlamadığımdan gerekli kredileri dağıtamayacağım ama bildiğim en güzel epifani tanımı şu sanırım: “It’s always love at first sight. Sometimes it takes time to recognize.”

Bu duygusal başlangıcın ardından bu yazı nereye gider, John Updike’ın meşhur tavşan serisinin ilk kitabı Rabbit, Run (Tavşan Kaç) ile nasıl bağlanır hiç bilemiyorum. Bunu hep birlikte biraz sonra göreceğiz. Ama şuna eminim ki bir yerlerde James Joyce’dan bahsetmek zorundayım. Dahası James Joyce demişken Epiphanies‘i de atlamamak durumundayım. Bilgisayarın başına oturma ve 9. haftayı tamamlama isteksizliğim göz önünde bulundurulacak olursa bu zorundalığı hemen yerine getirsem hiç fena olmayacak: Epifani, hıristiyanlıkta üç kralın (magi) Bebek İsa’yı ziyaret ederek onu ilk kez görmesi anlamına geliyor. Çocukluğunda sıkı bir katolik eğitim almış Joyce ise bu terimi “sıradan bir olay veya düşüncenin sonsuz bir güzelliğe çevrilmesi” olarak kabul etmiş ve Dubliners (Dublinliler), A Portrait of the Artist as a Young Man (Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi) gibi eserlerinde epifaniden bol bol yararlanmış. Modern edebiyatta ise epifani dış gerçekliğin algılayan için transandantal bir önem kazanması manasına geliyor. OKUMAYA DEVAM EDİN