Bu da nedir diyenler için şurada bir açıklama var.
The Art of Fiction‘ın saÄŸladığı yararlardan biri de yaÅŸamımın geçmiÅŸ dönemindeki ÅŸaÅŸkınlıklarımı ve hatalarımı birer birer düzeltmeme olanak saÄŸlaması oldu. İzin verirseniz bu haftaya ÅŸu cümleyle baÅŸlamak istiyorum: Kazuo Ishiguro‘yu severim ve çalışmalarını takip ederim. Benim Ishiguro hakkındaki en büyük ikilemim ise Günden Kalanlar hakkındaydı. Booker Ödülü de aldığını bildiÄŸim ve yazarın baÅŸyapıtı kabul edilen bu romanın ne diÄŸer romanlarından farkını ne de esere verilen bu deÄŸeri anlayamıyordum. Dahası 1990’larda çekilmiÅŸ ve övgüler almış (benim bir türlü izleyemediÄŸim) film versiyonunda Emma Thompson ve Anthony Hopkins’in hangi rolleri canlandırdığı ve bu rollerin nasıl baÅŸrol kabul edildiÄŸini de algılayamıyordum. (Bu arada ileride bir gün bana “doksanların klasiklerine bir örnek verir misiniz?” diye sorarlarsa cevabımın “Emma Thompson bütün İngiliz romanlarının film uyarlamalarında katiyetle baÅŸrol oynamalı görüşü” olacağına eminim)
Lafı fazla uzatmayacağım. David Lodge’ın “The Unreliable Narrator” makalesindeki örnek paragrafı okuduÄŸumda aniden benim Günden Kalanlar’ı hiç okumadığımı ve senelerdir Günden Kalanlar zannettiÄŸim kitabın ÇocukluÄŸumu Ararken olduÄŸunu fark ettim. Bunca zamandır kitapla ilgili tüm düşüncelerim aslında baÅŸka bir esere aitti. Bu kadar ÅŸaÅŸkınlığın neye delalet olduÄŸunun yorumunu size bırakıyorum. Bunun bir tedavisi mutlaka olmalı! AraÅŸtıracağım.





Tender is the Night‘ın David Lodge’ın Listeler isimli makalesine konu olan bölümü ise romanın kahramanı Richard’ın zengin eÅŸi Nicole ve genç Amerikalı film yıldızı Rosemary’nin Paris’teki alışveriÅŸlerini anlatan paragraflar. Fitzgerald, Nicole’ün nasıl para harcadığını anlatmak için aldığı ürünleri ve bu ürünlerin çeÅŸitliliÄŸini listelemiÅŸ. Hemen ardından ise Nicole’ün alışveriÅŸ çılgınlığının bir nevi kurbanı sayılabilecek dünya üzerinde deÄŸiÅŸik noktalarda çalışan emekçilerden örnekler vererek bu emekçilerin de bir listesini çıkarmış. Lodge kadının aldıkları sıralanırken hiç bir hiyerarÅŸinin olmadığına, herhangi bir kurala uyulmadığına, pahalılar kadar ucuz nesnelere de yer verilerek kadının elitizmine deÄŸil yaptığı eyleme dikkat çekildiÄŸine dikkatimizi çekiyor. İkinci listede yer alan işçilerin (diÅŸ macunu fabrikasında çalışan erkeklerin, tezgahtar kızların) hiçbirinin direkt olarak Nicole’ün aldıklarıyla alakası olmamasına raÄŸmen dolaylı bir ÅŸekilde kadının tüketebilmesi ile ilintililer. Bu açıdan bakıldığında da Fitzgerald’ın baÅŸarılı bir ÅŸekilde bir deÄŸil iki liste yaratarak bunları arka arkaya sıraladığını ve Lodge’ın bu romanı bu yüzden örnek olarak seçtiÄŸini söyleyebiliriz.