İspanya Hanedanı daha çirkinlerini görmemiş olsa gelmiş geçmiş en çirkin kral olabilecek III. Carlos ve çirkinlikte onunla yarışan oğlu IV. Carlos (ve onların çirkin evlatları, eşleri, kardeşleri…) maalesef Goya’nın patronlarıydı. Habsburg’larla başlayıp Bourbon’larla devam eden saltanattaki bu uğursuzluk hakkında saatlerce konuşabildiğimi daha önce kanıtladığım için bunu bir kez de burada tekrarlamayacağım, korkmanıza gerek yok. Sadece bu muhabbetlerden birinin sonucunda II. Carlos’un portrelerine baktığımız Baykal’ın “bu adamın kral olduğuna emin misiniz? Kaynak gösterir misiniz?” tepkisini sizinle paylaşmamın konuyu kapatmak için yeterli olduğu kanısındayım.
Goya’ya III. Carlos döneminde sarayı süslemek üzere yapılacak duvar halılarının örnek kartonlarını hazırlama görevi verildiğinde ressamın bundan büyük bir mutluluk duyduğuna eminim. Çünkü Goya’nın o günlerdeki amacı (tahmin edebileceğiniz üzere) sanatını arzu ettiği gibi icra edebilmek değil, saraya bir şekilde kapağı atabilmekti. Bu işe IV. Carlos tahta geçtikten sonra dahi devam ediyor olmasının yani duvar halısı işinden daha fiyakalı bir göreve atlama yapamamış olmasının ise onda biraz moral bozukluğu yarattığını ben değil tarih yazıyor.



