Manet ile ilgili Manet-sonrası yapılmış olan sanat eleştirilerinin çoğuna katılırım. Özellikle de ressamın bir modernist olmasına rağmen yenilik yaratan olmamasına dair olanlara. Gün gelir de iki sevdiğim ressamı karşılaştırmam istenirse, kuracağım ilk cümle “Goya bir dahiymiş, Manet ise resme aşık bir ressammış” olur.
Bundan birkaç ay evvel, Manet üzerinde Goya etkisi konulu bir şeyler yazmaya karar verdim. Manet’nin hem ilk dönem çalışmalarında hem de artık başyapıtları sayılan Balkon, İmparator Maximilian’ın İnfazı, Olympia gibi tablolarında Goya’dan ilham aldığı zaten bilinen bir gerçekti. İşin içine biraz daha girebilmek için kendi kütüphanemin yeterli olmadığına karar verince Boğaziçi’ninkinden yararlanmayı düşündüm ve okuldan Manet ile ilgili beş/altı kitap aldım. Halen yazmaya devam ettiğim bu konu ile ilgili ufak bir noktayı sizinle burada paylaşmak isterim.
Öncelikle, Manet’nin sadece Goya’dan değil tüm İspanyol ustalarından etkilendiğini söylesem herhalde büyük bir yanlış yaptığımı düşünmezsiniz ve fakat gün olur da Baudelaire ile karşı karşıya gelirsek, şairin beni bu “küstah suçlama”mdan ötürü topa tutacağına eminim. Nitekim daha önce deneyenleri tutmuş da. Hikayeye finalini anlatarak başlayayım.
OKUMAYA DEVAM EDİN