Sanat üstüne

Artemisia

Müzelerde İncil temalı tabloları incelerken rahatsız hissettiğim o kadar çok şey görüyorum ki. Örneğin ressamların dürüst bir Yahudi’nin karısı olan Susanna’nın (Shoshana) İncil’de anlatılan öyküsünü betimleme şekline hem kızıyor, hem de utanıyorum.

Hikâyeye göre yardımcılarına izin veren Susanna, evinin bahçesindeki havuzda yıkanırken kendisinden yaşlı iki adam kadını gözetler. Susanna tam evine girecekken karşısına çıkarlar ve kadına eğer onlarla sevişmezse bahçede genç bir erkekle buluştuğu dedikodusunu herkese yayacaklarını söylerler. Susanna bu tehditi kabul etmeyince erkekler söylediklerini yapar. Kadına ölüm cezası verilecekken Daniel adında bir adam ortaya çıkar ve yaşlı adamların sorgulanmasını gerektiğini söyler. Ayrı ayrı sorgulanan adamlara Susanna’nın sevgilisiyle hangi ağacın altında buluştuğu sorulur. Adamlardan biri sakız ağacı olduğunu söyler. Diğeri ağacın meşe olduğunu iddia edince yalanları ortaya çıkar ve Susanna beraat eder. İki sapık ölümle cezalandırılır.

Bu öykü pek çok ressam tarafından betimlenmiştir. Aşağıda içlerinde Rubens ve Rembrandt’ın Susanna yorumlarının da olduğu rastgele örnekleri görebilirsiniz. Bu tabloları her gördüğümde “HAYIR!” diye bağırmak istiyorum. Lütfen resimlere dikkatle bakın. Bu resimlerde iki sapık tarafından tecavüz ya da ölümü seçmesi için zorlanan bir kadın suratı görebiliyor musunuz? Bu tehditin insana hissettirdiği “dehşet”i sanatçıların estetik kaygıları ve kimbilir belki de erkeklikleri karşısında kaybediyoruz.

susannah and the elders

Bu tablolar arasında kadının itiraz eden ve tiksinen ifadesini görebildiğimiz bir tanesi var. 1610 yılında tamamlanan bu tablonun ressamı İtalyan Artemisia Gentileschi ve her açıdan ne kadar ilginç ki Artemisia bir kadın. 1593 yılında doğan Gentileschi’nin babası Toskanalı ressam Orazio Gentileschi. Orazio, çocuklarına resim dersi verirken kızının oğullarına göre daha yetenekli olduğunu fark etmiş ve onun devam etmesine izin vermiş. Böylece Artemisia, Caravaggio’nun takipçisi Barok ressamlardan biri haline gelebilmiş.

Susanna_and_the_Elders_(1610),_Artemisia_Gentileschi

Bu hafta, bana pek çok şey öğreten bir platform olan Tumblr’da aşağıdaki çalışma ve yukarıda size anlattığım düşüncelerimi paylaşan bir yazıyla karşılaştım. Tumblr’da Artemisia’nın Susanna ve Yaşlılar tablosuna yapılan restorasyonda Artemisia’nın kadının suratını ilk olarak bambaşka çizdiğinin ortaya çıktığı yazıyordu. Bu suratı gördüğümde gözlerim yerinden oynadı ve çok heyecanlandım. Ama Tumblr’la ilgili ikinci kuralımı uyguladığımda (Tumblr’da yazan hiçbir şeye güvenme ve mutlaka araştır) bu bilginin doğru olmadığını gördüm.

Olan şuydu: Bu eser, sanatçı Kathleen Gilje’e aitti ve “Revised and Restored: The Art of Kathleen Gilje” sergisinde yer almıştı. Gilje hem Gentileschi’nin cesaretine saygısını göstermek, hem onun kendi yaşam öyküsündeki zorluklara dikkat çekmek, hem de kadının o dönemde cesaretle başlattığını tamamlamak istemişti.

Kathleen Gilje’nin çalışması çok sarsıcı. Benim de bir kadın ve ona tecavüze yeltenen iki erkeğin hikâyesini anlatan bir tablodan beklentim Gilje’nin Artemisia Gentileschi’nin Susanna ve Yaşlılar tablosuna x-ray ile baktığında gördüğünü iddia ettiği şey kesinlikle.

Artemisia Gentileschi - Susannah and the elders

Konu Susanna ve Yaşlılar ise Artemisia’nın yaşamındaki bir noktayı daha konuşmamız gerekiyor. Artemisia 17 yaşındayken babası, genç kıza, ortak işler de yaptığı ressam Agostino Tassi’den ders aldırmaya karar verdi. Tassi bu dersler sırasında kıza tecavüz etti. Orazio bu olayı duyduğunda Tassi’yi mahkemeye verdi. Artemisia’ya mahkeme boyunca doğruyu söylediğini teyit etmek için işkence yaptılar. Mahkeme sonunda Tassi’ye bir sene hapis cezası verildi.

Artemisia’nın tecavüz sonrası yaptığı tablolardan biri de Holofernes’in Başını Kesen Judith. Bu tablodaki kadınların kararlılığı ve çabası kayda değer. Üçlünün yüz ifadeleriyle Caravaggio’nun ünlü Judith‘indeki ifadeleri karşılaştırmakta fayda var.

Artemisia Gentileschi - Judith

Bu konuda anlatacak daha çok fazla şey olduğunu düşünüp yeni bir paragrafa başladığım şu an fark ettim ki anlatmak istediğim şeyleri bitirdim. Artemisia, kadından ressam olmayacağı düşünülen bir dönemde ressam olabilmiş, kadın olması yüzünden türlü zorluklar yaşamış yine de vazgeçmemiş ve mücadeleye devam etmiş bir kadınmış. Sırf bu yüzden bile onu seviyorum.

Self-portrait_as_the_Allegory_of_Painting_(La_Pittura)_-_Artemisia_Gentileschi

Yazıyı Artemisia Gentileschi’nin kendisini işini yaparken gösterdiği otoportresiyle bitirelim. Belki başka bir yazıda kadın ressamları konuşuruz. Ne dersiniz?

Previous Post Next Post

Bir de bu yazilar var

2 Yorum

  • Reply okan 23/05/2015 at 09:00

    Susan Vreeland’ın “Artemisia’nın Çilesi” adlı romanında şöyle bir paragraf var:
    Babam(Orazio) Caravaggio’nun Judith’ini gösterdiğinde hayal kırıklığına uğradığımı hatırlıyorum. Bir adamın kafasını keserken tamamen pasif görünüyordu. Caravaggio, bütün duyguyu adama yüklemişti. Tek bir düşünceye odaklanmış bir kadın hayal edemediği çok açıktı. Ben kadının düşüncelerini resmetmek istiyordum. Tabii böyle bir şey mümkünse… Eyleminin kayıtsız şartsız gerektirdiği kararlılık, konsantrasyon ve inançla.

    • Reply Bahar Malik 23/05/2015 at 09:41

      Çok teşekkürler alıntı için. Tam da düşündüklerimizi anlatmış.

    Yorum yazın