Tüm katkılarıyla

Bahar Malik

Sanat üstüne

Bir kez daha Goya

Artık iyice yaşlandığımdan mı yoksa çalışmaktan sıtkım sıyrıldığından mı bilemiyorum ama ne Internet’te ne kitaplarımın arasında yeterince vakit geçirebiliyorum. Son bir ayda iki büyük Internet başarım var.

  1. Jonathan Franzen’ın çok konuşulan makalesini yayımlandıktan üç hafta sonra sonunda okuyabildim. Geç kalmış olsam da tebrik etmek isteyenleriniz varsa kabul ederim çünkü önce konuşulanları duymuş sonra makaleyi okumuş biri olarak konuşanların büyük çoğunluğunun Franzen’ın uzun ve yeni bir şey söylemeyen makalesini bitiremediklerine emin gibiyim.
  2. İnternet’i okumayıp resimlerine baktığım anlarda bugün bazılarını sizinle paylaşacağım çok güzel fotoğraflar buldum.

Sizlerle daha önce “müze ziyaretçileri” başlıklı yazıda sanatı takdir eden insanların fotoğraflarını paylaşmıştım. Bu yazıdan sonra da takıntılı bir şekilde bu fotoğraflardan aramaya devam ettim ve dün gece fark ettim ki bu sayede elimde Goya tablolarıyla ilgili çok sayıda fotoğraf birikmiş. Bugün bunların en ilginçlerini sizle paylaşmak istiyorum çünkü çok güzeller ve neden paylaşmayayım ki?

İlk fotoğrafı, Martine Franck‘ın 1993 yılında Prado Müzesi’nde çektiği bir dizi fotoğrafın arasında buldum. Goya’nın 3 Mayıs 1808 adlı tablosunu inceleyen ziyaretçi, dikkatini Fransızlar tarafından infaz edilmiş İspanyol direnişçilerine vermiş. Benim bu tablodaki en sevdiğim detay merkeze yerleştirilmiş beyaz gömlekli direnişçinin sol kolunun altındaki korkuyla ölümü bekleyen adamdır (sevmek için garip bir detay olduğunun farkındayım).

martine franck - goya - prado museum OKUMAYA DEVAM EDİN

Fotoğraf çektim, Seyahat

Tallinn on my mind

tallinn old townHaziran ayının bir haftasını Tallinn’de geçirdim. Tallinn’le ilgili gitmeden önce bilmediğim en önemli şey bu şehri çok seveceğimdi. Büyüdüğüm şehri, büyüdüğüm haliyle anımsatan bu kentten çok hoşlandım. Umarım hayal ettikleri hızla zenginleşmezler ve gene umuyorum ki zenginleştiklerinde o güzel semtlerini (mesela Rus mahallesini ya da Kadriorg’u ya da sanayi bölgesini ve elbette ki sahillerini) şu anki haliyle muhafaza edebilirler.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Güzel şeyler

Güzel şeyler no.2: Tom Palumbo’nun Paris’i

İki ay öncesine kadar Tom Palumbo’nun adını duymamıştım. Bugün bile hakkında çok fazla şey bilmiyorum. 1921 yılında doğmuş ve 2008’e kadar yaşamış bir moda fotoğrafçısıymış. Kitapların gücüne inandığım için hakkında yazılan bir şeyler var mı diye araştırdım ama maalesef sonuç elde edemedim.

İki ay önce Palumbo birdenbire hayatıma girdi çünkü 1962 yılında Les Halles’de çektiği fotoğrafları gördüm. O günden beri zaman zaman bu fotoğrafları düşünüyorum. Her şeyiyle bir seti andırmasına ve elli bir sene önce çekilmesine rağmen bugünden ve çevremdeki her yerden daha gerçekmiş gibi görünmeleri beni çok etkiledi.

Many scenes around Les Halles (which no longer exists as it did then).

-Tom Palumbo

tom palumbo 01

OKUMAYA DEVAM EDİN

Güzel şeyler, Sanat üstüne

Güzel şeyler no.1: müze ziyaretçileri

Biraz önce bu sitede “güzel şeyler” adında yeni bir kategori oluşturdum. Bundan sonra (çok sık olamasa da) hoşuma giden şeyleri sizlerle bu kategori altında paylaşmayı planlıyorum. Bu kategorinin ilk konusu ise uzun zamandır biriktirdiğim dünyanın farklı ülkelerindeki müzelerin ziyaretçilerinin fotoğrafları olacak.

Daha önceki bir yazımda bahsettiğim blog’da bu konuyla ilgili bir yazıyla karşılaşınca bu işi daha önce yapmadığım için biraz pişman oldum. Ama çok da geç kalmadığıma içten içe inanıyorum. Bugün sizler için yedi fotoğraf seçtim, beğenmeniz durumunda devam edebilirim. Bu sayının kaçlara çıkabileceğini tahmin bile edemezsiniz.

İlk fotoğraf Sunderland Müzesi’nden. 1913 yılında müzenin küratörlerinden John Alfred Charlton Deas şehirdeki körler okulunda okuyan çocuklar için koleksiyondaki heykelleri dokunarak hissetme seansları düzenlemiş. Bu seanslar o kadar başarılı olmuş ve memnuniyet yaratmış ki Deas, kör yetişkinleri de davet ettiği yeni seanslar başlatmış. Benim gizlice “Herkes İçin Sanat” ismini taktığım bu fotoğraf da o günlerden birinde çekilmiş.

sessions for the blinds at sunderland museum OKUMAYA DEVAM EDİN