Sıcaklarla aranız nasıl? Benim çok kötü.
Geçen haftayı “Kış gelse de palto giysem” hayalleri kurarak ve kar fırtınası sesleri dinleyerek geçirdim. Sonra aklıma Saul Leiter‘ın fotoğrafları geldi. Özellikle de kışın çektiği sokak fotoğrafları. Fırtınayı dinlerken uzun uzun Leiter’ın fotoğraflarına baktım. Fotoğrafçının çalışmaları ilk gördüğüm günden beri çok hoşuma gidiyor ama bu sefer daha da hoşuma gitti.
Leiter’a o kadar doyamadım ki sevgili Koltukname‘den duyduğum ve birkaç sipariş verip memnun kaldığım Use Good Books‘tan bir Saul Leiter kitabı ısmarladım. (Bugün yola çıktığını öğrendiğim kitabı şimdiden incelemiş ve en az %51’inden çok memnun kalmış gibi hissediyorum)
Fotoğraflarla bu kadar vakit geçirmek, Leiter’ın hepsi birbirinden güzel birçok şemsiyeli fotoğraf çektiğini fark etmemi sağladı. Bugün, üçüncü güzel şeyler yazısında bunları sizinle paylaşmaya karar verdim. Çünkü öyle güzeller ki bunları görmemenize gönlüm razı olmadı.
İşte Leiter’ın 1950’lerde çektiği karlı, yağmurlu, insanlı, arabalı, new yorklu, paltolu, şapkalı ama illa ki hepsi şemsiyeli kış fotoğrafları:
Leiter’ın, özellikle, farklı zamanlarda çektiği “kırmızı şemsiyeli” fotoğraflarını çok seviyorum. Mesela aşağıdakini.
Ve bunu:
Bunu diğerlerine göre birazcık daha fazla seviyorum:
Ama en çok aşağıdakini seviyorum. Bu fotoğraf size Tabaklar yazısında bahsettiğim, üzerinde bana Holden Caulfield’ı anımsatan kırmızı şapkalı çocuğun olduğu tabağı anımsatıyor.
Tüm bunlarla ilgilenirken fark ettim ki 2013 yılı sonunda kaybettiğimiz Leiter’la ilgili bir belgesel çekilmiş. Belgeselin ismi başlı başına güzel bir şey: In No Great Hurry.
Bu kadar güzellik sizce de çok fazla değil mi? Artık çirkin hayatlarımıza ve umutsuz savaşlarımıza geri dönebiliriz. Sevgilerle.
[Fotoğrafların telif hakları Saul Leiter’ın mirasçılarına aittir. Güzelonlu’da bilgilendirme amaçlı kullanılmıştır.]















6 Yorum
Yazı güzel, fotoğraflar güzel. Özellikle kırmızı şemsiyeli olanlara bayıldım ben de. Maalesef bugüne kadar ismini duymadığım bir sanatçı idi artık biliyorum. Teşekkürler.
Rica ederim :)
Merhaba,
Bu sıcaklarda çok iyi geldi bu yazı:) Ayrıca temmuz ayında iki farklı yazı okumuş olmak da keyifli.
Çok teşekkürler. Kendime ben de inanamıyorum. Dün gece üçüncüyü yazmaya başladım desem? :)
Onu da şimdi okudum, temmuz bu bakımdan çok güzel bir ay oldu, darısı ağustosun başına :)
Fotoğraflarda bir gizem gizli sanki korkutan bir his var..