Bu kategorinin altındaki yazıları inceliyorsunuz:

Sanat üstüne

Sanat üstüne

İlahi eskimez bu dudaklar

kiss

Yukarıdaki fotoğrafı bir zamanlar sıkı takipçisi olduğum modern nostalgic isimli blog’da görüp günün aslan berberinde paylaştığımda “acaba devamı var mı?” diye düşünmüştüm. Benim bu “devamı var mı” düşüncelerim beraberinde bazı gizli klasörler ve çoğunlukla yıllar sürecek iz sürmeler getirir. Bu sefer de öyle oldu. Bugün baktığımda sorumun üzerinden üç buçuk sene geçtiğini ve elimde heykellere sevgilerini gösteren insanların olduğu fotoğrafların (sonunda) biriktiğini gördüm. Ne zaman bir şey biriktirsem, buraya koşup sizinle paylaşmama artık şaşırmıyorsunuzdur herhalde.

Bu fotoğraflardan ilki öpmenin en yakıştığı heykel. Çünkü bu antik yüz aynı zamanda çeşme olarak kullanılıyor. Fotoğrafı kim çekmiş bilmiyorum ama bu durum ona duyduğum sevgiyi azaltmıyor.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Sanat üstüne

Müzede

Bugün sizinle benim için önemli bir tablo kümesini paylaşacağım. Benim için önemliler, çünkü birkaç senedir sinsi bir sessizlikle bu tabloları araştırıyordum. Hatırlarsanız, daha önceki bir yazıda dünyanın farklı yerlerindeki müzelerin ziyaretçilerinin fotoğraflarını konu etmiştim. Bugün ise bu temayı işleyen ressamların eserlerine göz gezdireceğiz.

Bu konuya duyduğum ilgi, Edgar Degas’nın 1880’lerde Louvre Müzesi’nde çizdiği aşağıda görebileceğiniz dört tablosuyla karşılaşmam sonrasında başladı. Degas’nın bu çalışmalarındaki modelleri tanıdık isimler: Aynı zamanda Degas’nın yakın arkadaşı olan Amerikalı ressam Mary Cassatt ve onun kız kardeşi Lydia. (Ünlü olan Mary olduğu için eserler sanki tek bir insan barındırıyorlarmışcasına Mary Cassatt Louvre’da diye adlandırılmış.)

edgar degas louvre OKUMAYA DEVAM EDİN

Sanat üstüne

Seni şakacı

Robert Doisneau nüktedan fotoğraflarıyla tanınan Fransız bir fotoğrafçı. Kendisi Le baiser de l’Hotel de Ville (Nazlı yare Hotel de Ville’de bir öpücük kondurdum, 60 yıldır konuşuluyor) isimli fotoğrafıyla hem dünya çapında hem de İstanbul’un bilumum kafe ve restoranlarında tanınan bir isim.

Doisneau, 1948 yılında Rue de Seine üzerindeki antikacı Galerie Romi’nin vitrinine yerleştirilmiş çıplak kadın tablosuna Parislilerin verdiği tepkileri fotoğraflamış. Bugün bu fotoğraflar hakkında birazcık konuşmak istiyorum. Ama önce “Bu Galeri Romi de ne?” diyenler için gelsin. Galerie Romi işte bu:

Bob Giraud et Romi au 15 de la rue de Seine 1947 OKUMAYA DEVAM EDİN

Sanat üstüne

Kasımda bıyık başkadır

l-h-o-o-q-mona-lisa-with-moustache-1919

Kasım ayı beklemediğim bir hızla sonlandı. Aralık ayının bu üçüncü gününün “Movember’ınız nasıl geçti?” diye sormak için çok münasip bir zaman olduğuna karar verdim. Madem öyle sorayım: Movember’ınız nasıl geçti?

Ben Movember’ı (Moustache + November = Bıyık + Kasım), bir grup erkeğin bıyık bırakmak için ürettikleri bahane olduğunu zannediyordum. Oysa bu isimle kurulan bir vakıf varmış ve bu vakıf erkeklerin prostat kanseri gibi çeşitli sağlık problemlerine dikkat çekmeyi kendine görev edinmiş. Kasım ayı boyunca bıyık bırakan erkeklerle bu hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar.

OKUMAYA DEVAM EDİN